|

MİSYONUM ve
VİZYONUM
MİSYONUM;
Geçmişten devraldığımız bu kutsal
yapıyı gelecek nesillere onurlu bir
şekilde aktarmaktır.Uluğbey’de bir
gün bile yaşamış olabilmek,
havasıyla, suyuyla, doğasıyla,Veli
Baba’sıyla tüm sevenlerine,memleket
sevdalılarına, hasretlilerine,
misafirlerine, ziyaretçilerine çok
şeyler katar.Uluğbey gençliğinin
geçmişte birbirine olan saygı ve
sevgisi, bağlılığı, kardeşliği, proleter
yapısı,emeğe saygısı, dostluğu
günümüzde de artarak ve perçimlenerek devam etmektedir.
Burada bizlere, tüm Uluğbey ve Veli
Baba sevdalılarına çok büyük görev
ve sorumluluklar düşmektedir.
Gurbette
yaşayan tüm arkadaş,candaş,sırdaş,yoldaş,dost,akraba,can
ve erenlerin bazı
iletişimsizliklerine rağmen; bu
sevgi,bu saygı,bu aşk,bu dostluk,bu
kardeşlik artarak ve çoğalarak devam
edecektir.
Uluğbey
kültürünü,gelenek ve göreneklerini,
acısıyla,tatlısıyla ,geçmişte olduğu
gibi günümüzde de,gelecekte de
yaşatmak boynumuzun borcudur.Kültür;
Erdal İnönü’nün deyimiyle,tüm
yaşanmışlıklar ve öğretilerden
sonra,insan beyninde ve hafızasında
kalan birikimlerdir.Nasıl ki!sular
çekildikten sonra,akan suyun
içindeki tüm materyaller
çökeliyorsa, insan hafızasıda o
kadar güçlü ve yoğun olmakla
birlikte ,ne yazık ki! anılar,
yaşanmışlıklar ve öğretilerin,ancak
çok azı hafızalarda kalıyor.
Köyüme özlem
ve hasret duyduğum zamanlar;
Uluğbey Halkının; Cumhuriyete,
Laikliğe, Atatürk Devrimlerine ve
Demokrasiye olan bağlılığı,
misafirperverliği ,erdemliliği,
evlatlarını onurlu bir şekilde
yetiştirmesi, bilime önem vermesi,
aydınlık ve çağdaş bir toplum
olması, Uluğbeylilik ve Veli Baba
Sultan Kültürüyle yetişen tüm
Canların eğitime olan sevgisi,
Yurtdışından Almanya’dan, Fransa’dan
ve diğer ülkelerle, Anadolunun dört
bir yanından gelen ve Uluğbey’e
özlem duyan tüm akraba ,dost ve
Kasaba Halkının; Veli Baba
Festivalinde ki buluşması ve
kaynaşması,Festivalde ki müthiş
coşku, Ozanların duygulu konuşmaları
ve resitalleri, Festivalin
yapılmasında emeği geçen Canların
dayanışması ve yardımlaşması, Dernek
Yöneticileri ve Belediye
Başkanlarının özverili çalışmaları,
Veli Baba Sultan Cemevinde yapılan
Ayn-i Cem’de ki Mürşit ve Dedelerin,
12 Hizmet Ehlinin ve Ozanların
gönülden hizmetleri, Cem’e katılan
tüm Talip Canların Ehlibeyt ve Veli
Baba Sultan sevgisi, Veli Baba
Sultan Dergahında Hak için kesilen
kurbanların büyük bir dayanışma
içinde Tüm Uluğbey Halkı tarafından
karşılanması ve yapılan yardımlar,
Bayramlarda akraba, dost ve Canların
kucaklaşması ve sevgi seli,
Hıdırellez ve Nevruz kutlamalarında
kasaba dışından gelen konuklara
yapılan ikramlar, coşkulu ve duygulu
kutlama törenleri, Kasaba Halkı ve
misafirler tarafından Veli Baba
Türbesine ve yeşil eşiğe yapılan
yoğun ziyaretler,
Muharrem ayında okunan kitaplar,
deş-tü Kerbela da katledilen İmam
Hüseyin Efendimiz ve yetmişiki
şehidi şüheda Canlar için söylenen
mersiye ve ağıtlar, sel olup akan
gözyaşları,
Dede evlerinde yapılan erkanlar,
Postnişin Şükrü Metin Baba’nın
kerametleri, Zeynali dedenin yüzünün
nuru, Mürşid Hakkı Dedenin
dedemlerde ayn-i cem hizmeti,
Alirıza dedenin cumhuriyet sevgisi,
İsmail Alkan Amca’nın şiir sevgisi,
İbrahim Dedemin ehlibeyt sevgisi,
Abbas Dedemin insan sevgisi, Babamın
dervişlik ve dedelik sevgisi,
Muhittin amcamın derin Ehlibeyt
bilgisi ve iyilikleri, Halalarımın
özlemi,Emmimin muhabbetleri, Yusuf
Dayımın sabrı, Hüseyin Dayımın
iyilikseverliği,Nebi Eniştemin şair
yanı ve dörtlükleri, Muhsin Amcamın
Uluğbey ve Belediyecilik sevgisi, Karadal Alirıza
dedenin bilgeliği, Halil Dede ve
Mehmet Dedelerin toplumdaki
önderliği, Mustafa Ertuğrul
Dedenin yüzünün ve kalbinin paklığı
ve masumluğu, Süleyman Ertuğrul
Dedenin dostane ve candan yapısı,
Erkan Karasoy Dedenin demokrasiye
bağlılığı, HacıVeli Erkan Dede’nin
küçük yaşına rağmen dedelikte ki
başarısı, Tüm talip canların
erkanlarda oniki hizmetleri,
Hasan ağbimin sakin ve güzel saz
çalışı, Ahmet Er ağbimin sabrı ve
mütevaziliği, Dayıoğlu Govacı Ali
ağbimin Ka’milliği ve asil
duruşu,Muhsin Kılınçarslan Ağbinin
akraba sevgisi ve çok sadakatli
oluşu, Ali Karatürk Ağabeyimin
dostluğu ve güler yüzü, Habip Karaçetin, Yılmaz Çapalı, Süleyman
Çetin ve Hasan Ağbimin bizim evde
eski plaklar eşliğinde uzun süren
muhabbetleri, Metin ağbimin bozlak
okuyuşu, Süleyman ağbimin Gülabi
türküleri,
Uluğbey için güzel hizmetler veren
Belediye Başkanlarının
emekleri,
Baki amcanın Aşıklar Gecesinde
yaptığı konuşmalar, Ali İzzet’in
deyişleri, Davut Sularinin eşiyle
verdiği konser, Şahturna’nın gecede
ki çığlığı ,Gülabi’nin Veli Baba ile
ilgili eseri, Gülşen Altun’un büyük
bir sevgiyle izlenişi, Şükrü
Teberi’nin geceyi yırtan sesinin
güzelliği, Mahsuni Baba’nın sabah
şafak sökerken ‘Amerika katil
katil’diye haykırışları, Neşet
Baba’nın bozlakları, Musa Eroğlu’nun
yorumları, Arif Sağ’ın bağlamada ki
üstadlığı, Muhlis Akarsu’nun nazlı
türküleri, Gülşen Kutlu’nun edalı
yorumları,
Anamın yollarımı gözleyişi, Hesna ve
Gülşen ablamların bana olan sevgisi,
Karanebi Ali amcanın erkanda yaptığı
güzel konuşmalar, Sarıhüseyin
Alirza amcanın cemdeki muhabbetleri,
Kabakçı Mehmet amcanın ‘üyemessen
galk galk otur’ deyişi ve misafiri
çok sevişi, Kalender ağbinin
eserleri ve derleyişleri, Ferhat
ile Mansur’un Veli Baba Sultan
sevgisi, Karabıyık Hüseyin amcanın
çok acı bir şekilde vuruluşu, Cukcuk
Baki Amcanın sazı ve müthiş keman
çalışı, Kıtir Hasan amcanın bozlak
ve deyişleri, Düğünlerde Kadir
amcanın oğlu Ali’nin Neşet gibi
türkü söyleyişleri, Gofalak Hüseyin
ağbinin yaylada bozlak okuyuşu, ,Civanali
amcanın usta saz yapışı,
Halil İbrahim Karaçetin amcanın
Uluğbey ilkokulunda ki emekleri ve
Hak aşkıyla söylediği duygusal
kelamları, Hasan Karaçetin’in
Ehlibeyt ve Onikiimam sevgisi, Nurol
Karadal’ın müzik sevgisi,
Veli Baba’ya yaptığım niyazlarım,
yeşil eşiğine yüz sürüşüm, türbe
toprağının kokusuyla büyülenişim,
köyün etrafında yatan dokuz eri;
Ahdibek erenler,İğdecik dede, Hıdır
baba, Sümbül Arap, Gelincik,
Yalıncak, Safi baba, Hasan dede,
Uzun Er, Akşemsettin ve Karaca
Ahmet’i tek tek ziyaret edişlerim,
çilehaneyi çok sevişim, erenler
yurdundan geçerken yaptığım dualar,
Dedem İbrahim Efendi’nin yayladığı
Isırganlı ve Göllü’de kaldığım
günler, yaylada yapılan sütlü aşlar,
orak zamanı Saren’de, Gömüler’de;bağ
bekleme zamanı Ağıllar’da bağevinde
yattığımız günler, bağlarda yapılan
et börekleri, Eğridere’de çiçek otu
topladığımız, Suçkuruk’ta kaydığımız
günler, çiçekten yapılan güzel
kokulu çaylar, başak zamanı toplanan
bademler, pekmez zamanı kaynatılan
üzümün hoş aromatik kokusu, pekmez
ve bademle yapılan sucukların
doyumsuz tadı, bulgur kaynatılırken
yapılan dayanışma ve verilen
emekler,
Almanya’dan ve Fransa’dan gelen
Canların Uluğbey sevgisi ,
düğünlerde DurmuşAli ağbinin müthiş
yöresel oyunları, Haşim’in düğününde
ki sağdıçlığım, düğünlerde sevgiliye
atılan kaçamak bakışlar,
İlkokul ve Ortaokul yıllarında ki
arkadaş ve öğretmenlerimden; Memnune
öğretmenin çok erdemli ve sevecen
yapısı, Hidayet öğretmenin
babalığı, Münevver öğretmenin
sevecenliği, Şükran öğretmenin
sempatikliği, bilgi yarışmasında ki
derecelerimiz, Ahmet Efilti
öğretmenin öğretileri, Ayşe
Kılınç’ın çalışkan ve zekiliği,
Alihsan’ın güzel çizimleri, Fatma
Ertuğrul’un Ferhat ile Şirin
piyesinde ki başarılı rolü, Mustafa
Karataş’ın başarısı, Cemal Gürsel
Ünsal’ın efendiliği ve candan
arkadaşlığı, Süleyman’ın cömertliği
ve güler yüzü, Kemal Ateş’in
hoşgörülüğü ve mütevaziliği, Mirza
ve İsmail’in Veli Baba Sultan ve
Uluğbey sevgisi, Veli Tan’ın güzel
arkadaşlığı,Hakkı Becek’in güler
yüzlülüğü ve dostluğu, Abdullah
Çankaya’nın yardımlaşmacılığı,
erkanlara ve ehlibeyt yoluna
bağlılığı, Veli Çankaya’nın
deyişleri ve buyrukları çok mükemmel
yorumlaması, İlhami Akıner’in samimi
arkadaşlılığı, Mustafa Demirağlı’nın
güler yüzü, Veli Becek`in
merhametliliği ve özünün temizliği,
Talip Canlardan ;Mürşidimiz Coput
Mehmet Dedenin Ayn-i Cem’deki candan
Dedelik hizmetleri, Arap Hasan
Ağbeyin Ehlibeyt ve Veli Baba
Sultan hakkında ki bilgisi, Veysel
ağabeynin erkanlarda ki çok güzel
buyruk söyleyişi,Mürteza Amcanın
erkanlarda ki candan hizmetleri,
Satılmış Ağbeyin erkanlara ve yola
bağlılığı,Ali Kargılı’nın onikiimam
sevgisi, Erhan Demir Ağabeyin tarih
bilgisi,
Kasabada ki akraba,dost ve
hemşerilerimden; Amca oğlu İlhami
Ağbimin güzel kaval çalışı ve çok
merhametli oluşu, Hüseyin Bağrıaçık
Ağbey’in güler yüzü, tatlı dili ve
elinin bolluğu, Süleyman Bayrak
Ağbeyin sevgisi,Fadime Çankaya
Ablamın duygu yoğunluğu, Güler
Borucu`nun samimi ve dürüst yapısı, Gülsüm
Ablamın güler yüzü, Gülnaz Ablanın
olgunluğu ve sabırlılığı,
Gülseren’in akrabaseverliği,
Gülderen’in iyilikseverliği, Gülen
Ablanın gönül güzelliği, Serdar
Türkarslan Ağbeyin candan sevgisi,
Seriye Ablanın güleryüzü ve
sevinçli yapısı, Seyrani Ağbeyin
çocuklara sevgisi, masum yapısı ve
iyilikleri, Nesimi Türkarslan
kardeşimin gönülden sevecen
yapısı,Rıza Karahan Amca’nın akraba
sevgisi, Veli Elbiz Ağbeyin iyilik
severliği, Hüseyin Elbiz Ağbeyin yardımseverliği, Muammer Elbiz Ağbinin dostluğu, Ali
Kılınçarslan Ağbeyin yürekten
tavırları ve akrabalarına
düşkünlüğü, Kazım Özdemir Ağbeyin
Üniversitedeki saygınlığı ve
iyilikleri, Hasan Bağcı Ağabeyin
bilimde ki başarıları ve
mütevaziliği,
Ali Ünal, Musa
Karasoy, Ali Çırak , Ali Karakaya
ve Hüseyin Er’in bilgeliği , Emre
ve Hilal Kılınçarslan’ın akraba ve
dostlarına bağlılığı, Nusrettin ve
Hüseyin Kutluay’ ın canı gönülden
davranışları, Mehmet Karakaya’nın
dostluğu ve temiz kalpliliği,
Selahattin Gürer’in güler
yüzlülüğü,Veli, Özkan, Erkan ve
Gürkan Tümbek’in candan yapıları,
Adem Köse ve oğullarının
mütevaziliği, Devran ve Ali
Solakoğlu’nun dürüstlüğü, Erdal
Karahan’ın mazlumluğu, Musa ve
Hünkar Özsoy’un açık kalpliliği,
Turabi ve Harabi Göncü’nün akraba
ve arkadaş sevgisi, Mehmet
Karaarslan’ın candan yapısı, Mehmet
Solak’ın hoşgörülü yapısı, Ümit ve
Hüseyin Tan’ın alçakgönüllülüğü,
Çetin Demir’in doğal yapısı, Galip
Çankaya’nın proleter yapısı, Kasım
Cengiz’in Ehlibeyt sevgisi, Muharrem
Berber’in arkadaş yapısı, Ramazan
Bağcı’nın temiz yürekliliği, Haydar
Yıldırım’ın samimi yapısı, Zafer
Tümbek’in güler yüzlü yapısı, Paşa
Veli ve Muharrem Demir’in hoşgörülü
yapısı, Veli Öztürk’ün doğallığı,
Kazım Bağrıaçık’ın Uluğbey’in
fotoğrafları ile ilgili çalışmaları,
Hacı Bayrak amcanın
akraba sevgisi, Salih Çapalı`nın
masum ve candan dost yapısı, Ahmet
Bayrak`ın temiz kalpliliği Necati
Bayrak`ın güler yüzü ve tatlı dili
yapısı, Naci Bayrak`ın olgun ve
erdemli yapısı, Ali Kasım Demir Ağbeyin
akraba ve iyilik severliği, Yılkut’un
efendiliği, Altuğ ÖZER`in nüktedanlığı,
Mehmet Berber’in doyumsuz
muhabbetleri, Zeki’nin
paylaşımcılığı ve arkadaşlığı,
Alper Cengiz`in Veli Baba Sultan ile
ilgili çok başarılı emekleri ve
masum yapısı, Ali
Çankaya’nın dost meclisinde ki çoşkulu ve duygulu hali, Faik
eniştenin türkü ve akraba sevgisi,
Hulusi Borucu’nun cömertliği,
Süleyman Karakuş’un devamlı güler
yüzlü oluşu, Yılmaz Karakuş’un
dostluğu ve anıları, Hasan
Karaarslan’ın kardeşliği ve
dostluğu, Kıtir İbrahim’in müthiş
güzel muhabbetleri, Didalı Ali’nin
sempatikliği ve candanlığı, Haşim
Öztoprak'ın
iyilikleri, kucaklayıcı ve kalpten
kardeşliği, Devran Ağbeyin mütevazi
ve sakin yapısı, Bağdatlı Ali’nin
yürekten bağlılığı, Veli Karahan’ın
mesleğindeki başarısı, kasabamızın
gururu ve dostlarını hiçbir zaman
unutmaması, Haşim Karahan’ın
alçakgönüllülüğü ve mütevaziliği,
Hüseyin Öztürk ve İsmail Ertuğrul’un
işadamlılığında ki
başarıları,Muammer Soğancıoğlu Ağbi’nin
misafirlere gösterdiği
konukseverliği, Çakacı Ali Faik
Çoban'ın dostluk ve arkadaş sevgisi, Ali
Asker Bağcı’nın dost yapısı, Ali
Er’in hümanist ve yardımsever
yapısı, Hasan Sarıçoban’ın
merhametli ve şefkatli yapısı,
Mustafa Karadal’ın Festivaldeki çok
güzel türküleri, Gökhan Demir’den
Konservatuar mezunu olarak duyduğum
gurur, Hakkı Ünal ağabeyin
mesleğindeki başarısı ve tüm
kasabalıları sevmesi, Hüseyin
Akıncı`nın candan yapısı ve dostane
tavırları, Hasan Battal`ın Uluğbey
sevgisi ve
Sinan`ın gönülden başarılı
çalışmaları,
Hüseyin Uğur'un ressam ve duygusal
özelliği,
Mehmet Ertuğrul`un temiz kişiliği,
Ali Ateş’in proleter yapısı, Ali
Taşçı’nın gönülden dostluğu, 52
Hüseyin Sarıkaya ağabeyin Uluğbey
sevgisi, Şeref Günay ve Nizamettiin
Günay`ın dost ve kardeş yapısı,
Mustafa Akıncı`nın espirileri, İsmail Boyacı’nın açık kalpliliği,
Hasan Satılmış ve İbrahim Satılmış’ın erdemliliği, Hıdır
Karasoy’un arkadaşlarına bağlılığı,
Zavrak Hasan’ın gönül güzelliği ve
temiz kalpliliği, Çolak Muharrem
Arıkan’ın barışcıl yönü, Abidin’in
masumluğu ve dürüstlüğü, Mustafa
Kacar`ın deyiş ve ehlibeyit sevgisi,
Mehmet Gür'ün Aydın Belediye Başkan
Yardımcılığında ki başarıları, Cenap Çırak, Yıldırım Çapalı, Ali
Akıncı, Hüseyin Demirağlı ve Şener
Ünal`ın Uluğbey’in
tanıtımı ile ilgili çok güzel
hizmetleri, Alirıza Durmuş’un
Almanya’da açmış olduğu Uluğbey.de
sitesi ve Canlı radyo ile ilgili
gönülden ve çok başarılı mükemmel hizmetleri,
Nesimi Demir’in Uluğbey’e hizmet
için verdiği candan emekleri, Durmuş
Ali ağabeyin şirin kasabamızın
girişine yaptırdığı Akşemsettin ve
Karacaahmet külliyesinin inşası ve
mimarisindeki maddi ve manevi çok
güzel emekleri,
Uluğbey Kültür Derneğinde ki
dostluk dayanışması, proleterya
kültürünün savunulması, , emek ve
sendikal bilincinin oluşması, Veli
Çapalı, Mehmet Çapalı ve Mehmet
Ünal’ın aydınlatıcı güzel
konuşmaları,
Futbol maçlarında;Civaz İbrahim’in
maçta çok sinirlense bile maçtan
sonra gelip gönül almak için boynuna
sarılması, Paşa Veli’nin çok sert
oynaması, Pilot Süleyman’ın asil
hareketleri,Almanyalı Veli
Karahan’ın top oynarken herkesi
kendine hayran bırakışı, Çolak
Muharrem`in maçlardaki hümanist
yanı, Sağlık
memuru Ali ağbinin zarif çalımları,
Ali Faik’in çok hızlı ve süratli
mükemmel top oynaması, benim attığım
ve Bağdatlı Ali’nin sol ayağıyla
attığı dalları kıran sert
şutlarımız, Ali Kılınçarslan’ın
futbol sevdası,Abidin’in müthiş
çalımları,Veli, Abdullah, Kadir ve
Ahmet Çankaya’ların cesur oyunları, Civir
İsmail’in kaleciliği, Genceli
maçında oyuncuların gözümüze kum
atması,İleğdağı maçında sahanın
karışması, Senirkent maçında bize
yapılan haksızlığa karşı Erhan
Ağbi’nin takımı sahadan çekmesi,
bazen kırılan okulun camları
nedeniyle okul müdürü Mustafa
Karatürk’ün uyarıları,
Necdet Akıncı’nın yönettiği ve
oynadığı tiyatroda rol
alışım,Kızılay’ın düzenlediği
Türkiye resim yarışmasında aldığım
ödül,
Oğlum
Ozan’ın onurluluğu, erdemliği,
asilliği, Veli Baba Festivalindeki
resitali ve merhametli
oluşu, yeğenlerim; Uğur’un zekiliği
ve çalışkanlığı, Cem’in akıllı
oluşu, Hasan ve Canan’ın
başarıları, Sibel’in kibarlığı
,Engin’in mütevaziliği,Nermin’in
uysallığı, Onur’un efendiliği, Derya
ve Ayşe’nin yardımseverlikleri,
Umut’un bana olan sevgi ve
saygısı, Evrim’in akrabalarını çok
sevmesi,Devrim’in hümanizm sevgisi,
Nimet’in güzel sesi, Nilgün’ün
akraba sevgisi, Erdinç ve Sevinç'in
sevgi ve saygılı oluşları, Ayşe, Cem ve Aslı`nın
bağlılığı, Güray ve Ayşe'nin güler
yüzlü akrabalık sevgileri, Gülay,
Gökay ve Koray'ın saygılı ve
başarılı oluşları, Fulya ve Ramazan`ın
duygusal ve sempatik yapıları, Uğur
ve Ertuğrul`un başarıları,
Alican, Ebru, Mehmet, Murat ve Nebi’nin sadakatları, Aydın`ın gönül
güzelliği ve aydınlık yüzü, Ahmedimin olgunluğu ve
bilge tavırları, Hatice’nin güler
yüzü ve kahkahaları,Beyza’nın
sempatikliği ve gülüşü, Ece’nin
güzelliği ve şirinliği,
gelir hep aklıma.
VİZYONUM;
Daha
güzel bir ULUĞBEY’ yaratmak için,vargücümle
çalışmak,kültürüne sahip çıkacak
gençleri yetiştirmek için emek
vermek,kasaba halkının birbirine
kaynaşmasını sağlamak,dostlukları
pekiştirmek, Hünkarı Pir Serçeşme
Hacı Bektaşi Veli ve İki Cihan
Hazinedarı Seyit Veli Baba Sultan’ın
Felsefesini geliştirmek ve genç
kuşaklara öğretmek,Uluğbey’in
tarihçesini ve
güzelliklerini,elimden geldiğince
Anadolu’ya tanıtmak. Kısa olarak
ULUĞBEY’imizin tarihini, Veli Baba
Sultan’ın seceresini ve Uluğbey
halkının yaşayış tarzını özetlersek;
HZ.Ali Efendimizin Hak’ka
yürüyüşünden sonra,ehlibeyt ve
ehlibeyt dostlarına yapılan
saldırılar ve katliamlar devam
etmiştir.
Emevi ve Abbasi
baskılarından kaçan Oniki imamların
bazıları ve onların nesilleri
Horasan’da Meşhed,Irak’ta Necef ve
İran’ın iç bölgelerine kadar
dağılmışlardır. Gittiği yerlerde
felsefeleriyle, insan sevgisi ve
hümanizmle kendini sevdiren bu güzel
erenler, yinede zulme uğramasına
rağmen gittiği yerlere kadar
kovalanmış,içlerinde sağ kalanların
çocukları,bazı Türk beyleriyle
evlilik yapmışlardır.
İşte bu
evliliklerden doğan ve ehlibeyt ve oniki imam sevgisiyle yeşeren
tomurcuklar, Anadoluya kök
salmıştır. 8.yüzyıldan sonra
Anadoluya gelen Türk beyleri,
kasabamızın kurulduğu yurtta da
yerleşmişlerdir.Örnek olarak;Veli
Babanın atalarından Hasan Gazi
burada şehit olmuştur ve bizim
topraklarımızda yatmaktadır. İmam
Cafer Efendimizin ümmetinden Battal
Gazi’nin babası Hüseyin Gazi
Malatya’da Saraskerlik yapmış
olup,Hasan Gazi’nin ağabeyidir.
Veli
Baba Sultan Hasan Gazinin on
göbekten torunu olup,Bedri Noyan
Dede Baba’nın menakıbnamesinde;Hasan
Gazi’nin oğlu Hüseyin Gazi Paşa
olup,onun evladı Ali Zahit,onun
evladı Zeyd Şehit,onun evladı Cafer
Sadık,onun evladı Uzun Er,onun
evladı Caferi Küllü Battal,onun
evladı Hüseyin Gazi,onun evladı
Zeydi şehid,Onun evladı Caferi
Sadık,onun evladı Yalıncak Babadır
ve yatırı Araplar
mezarlığındadır.Onun evladı
Veliyittin Gazi olup Türbe
içindedir. Onun evladı Hüseyin Veli
Dede’dir.Hüseyin Veli Dede
Cezayir’de savaşırken şehit
olmuştur. Türbesi Cezayir’de dir.
İki Cihan Hazinedarı Seyit Veli Baba
Sultan; Hüseyin Veli Dede’nin en
sevgili evladıdır.Kerametleri Anadolunun dört bir yanına
yayılmıştır. En önemli kerameti bir
güveç pilav, bir torba saman ve bir
tas arpa ile 4. Murat döneminde,Mürteza
Zor Paşa’nın ordusunu
doyurmasıdır.Şöyle ki!bin altı yüz
otuz yılında; Bağdat seferine çıkan
Paşa,Uluborlu ovasında konaklamak
ister.Fakat Uluborlu ahalisi, fakir
olduğunu orduyu doyuracak güçleri
olmadığını,ancak! Uluköy’de Veli Baba
Sultan’ın orduyu doyurabileceğini
söylerler.Veli Baba
Sultan’da,kendisine durumu ileten
Paşanın gönderdiği yaverlerine,’Ne
kadar askeriniz,komutanınız ve
atınız varsa doyurmaya, ağırlamaya
hazırım’der.Paşa memnun bir şekilde
ordusunun ağırlanması için akşam
olmadan yaverlerini erzakların
alınması için gönderir.Bakarlar
ki!bir güveç pilav,bir torba saman
ve bir tas arpadan başka bir şey
yoktur.Hayal kırıklığına uğrayan
yaverleri Veli Baba Sultan’a sert
bir şekilde çıkışırlar. Veli Baba
Sultan’da Hak’kın iziyle orduyu
doyuracağını beyan edip ,hemen
götürmelerini ve yedirmelerini
söyler.Hiç bitmeyen pilav, arpa ve
samanı gören yaverler utanarak
gelip,özür dileyerek Veli Baba
Sultan’a niyaz ederler .Bu
evliyalığa ve iyiliğe karşı,Mürteza
Zor Paşa’nın emriyle şimdi ki Türbe
ve Külliyenin yapımına başlanır.
Veli Baba Sultan küçük yaşta
ehlibeyt ve oniki imam sevgisiyle
yoğrulmuştur. Dervişlik ve Velilik
mertebelerinden sonra,kendisini
tamamen ibadete vererek,kırk gün
çilehaneye kapanmıştır.Hak ile hak
olup keramete erişmiştir.yaşadığı
dönemde çevresinde sevilen ve
sayılan,hoşgörülü,sabırlı,diğer
inançlara saygılı olup,insanlık
çizgisinde bütün toplumu
kucaklaşmıştır.
Eline,beline,diline
düsturunu sonuna kadar
savunmuştur.Bilgiden korkanlara
karşı savaş açmıştır.Tüm bilgisini
etrafına yaymıştır.Hak gözüyle
bakmayan körleri uyarmıştır.Her
zaman barıştan ve kardeşlikten yana
olmuştur.Kendisi en büyük
Pir’lerdendir.Uluğbey’in şimdiki
potansiyeline ulaşmasına nail
olmuştur. Ehlibeyte
yapılan haksızlıklara rağmen,bizim
felsefemiz hep barıştan yana
olmuştur. Çizgimiz,her zaman
laiklikten,demokratikleşmekten ve
çağdaşlıktan yana olmuştur .Uluğbey
halkı Atatürk Devrimlerinden ve
Cumhuriyetten en fazla faydalanan
kesimdir.Yaşam biçimi olarak
Cumhuriyet’i fazlasıyla
Sahiplenmiştir.Eğitime çok önem
vermiştir.
İmece usulü büyük
emeklerle yapılan okulun girişine,
büyük punto kabartma ve oyma
yazılarla;
TUT ELİMDEN
GERİ KALDIM,
GÜCÜMLE KABEMİ
ALDIM.;
ve,
SENİ OTUZ
GÜNDE YAPTIK
KAÇIYORDUN
ALIP KAPTIK
BİZİ KURTAR
NUR OCAĞI
KABEMİZSİN
SANA TAPTIK.
diye yazılmıştır.
Bu da göstermektedir ki!Uluğbey
halkı her zaman aydınlık, bilime
değer veren ve evlatlarını okutmak
için her türlü fedakarlığı yapmaya
hazır bir toplum olmuştur ve bundan
sonra da ebediye kadar aynı bilinçle
evlatlarını okutmaya devam
edeceklerdir. Uluğbey halkı
gerçekten bilime ne kadar değer
verdiğini kanıtlamıştır.Yirmi
birinci yüzyılda, üniversitelerden
mezun sayısı 1000’in üzerindedir.Bu
toprakların yetiştirdiği
BilimAdamları,Valiler,Profesörler,Doçentler,Doktorlar,Mühendisler, Mimarlar, Avukatlar,
Öğretmenler,Subaylar ve daha
niceleri,Anadolu’nun dört bir
yanında ve yurt dışında,
mesleklerini büyük bir başarı ile ve
dürüstçe icra etmektedirler.
Bu kutsal
toprakların bizi kendisine çeken
efsunlu yapısı nedeniyle diyorum ki!
Ne mutlu!
ehlibeyti sevenlere,ne mutlu oniki
imamların yolunda ölenlere;Ne mutlu!
ondört masumu pak-onyedi kemerbestin
yolunu güdenlere;Ne mutlu! Pir
Sultan Abdal,Hallacı
Mansur,Nesimi,Yemini,Hünkarı Pir
Serçeşme Hacı Bektaşi Veli,Nuru
Nebi-Keremi Ali’nin,Abdal Musa
Sultan,Kaygusuz Sultan,Balım Sultan,Kızıldeli,Hubyar
Sultan, İki Cihan Hazinedarı Seyit
Veli Baba Sultan’ın yolunda
gidenlere;Ne mutlu! Muharrem
Ertaşların, Hacı Taşanların,Çekiç
Alilerin,Mahsunilerin,Neşet
Ertaşların,Davut Sularilerin, Cukcuk
Bakilerin,Kıtir Hasanların,Şükrü
Teberilerin,Gofalakların,Derviş
Metinlerin,Cemevlerinde zakirlerin,Pir
evlerinde dedelerin
türküleri,deyişleri ve semahları ile
büyülenenlere;
Ne mutlu! yüce önder
Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyeti
sahiplenenlere; Ne mutlu!bir deryada
yaşıyorum,yaşadığım deryanın
farkındayım,Veli Baba Sultanlıyım, ULUĞBEY’liyim diyenlere;ne mutlu!Uluğbey’de
doğup büyüyenlere,erenlere,pirlere,oniki
hizmet ehline,can dostlara,ayn-i cem
yol kardeşlerine,taliplere,tüm
hemşehrilerime,....Ne mutlu
çocuklarımıza,torunlarımıza,bizden
sonraki nesillerimize ONURLU bir
gelecek bırakacak olan bizlere….
Bu
sanal ortamda sitemi ziyaret eden
tüm canlara, Ayrıca; benim gibi
gurbet elde yaşayan tüm hemşehrilerime, arkadaşlarıma,
dostlarıma, ayn-i cem
yolkardaşlarına, dedelerime,
pirlerime, mürşidime, ehlibeyt
dostlarına, Veli Baba Yurduna hasret
olanlara,,Uluğbey sevdalılarına ,
tüm Uluğbeylilere, Uluğbey için
emeği geçenlere, Almanya`da
Uluğbey.de
sitesini ve canlı radyo sitesini çok
büyük emeklerle kuran ve yöneten tüm
yöneticilere, Uluğbeyi tüm
Türkiye’ye sevdiren ve büyük
emekler veren Isparta Uluğbeyliler
Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma
Derneğinin sevgili Başkan ve
yöneticilerine, Seyit Veli Baba
Sultan Festivalini binbir zorlukla
düzenleyen Dernek yönetimi ve
Değerli Belediye Başkanına ;sonsuz
sevgi ve selamlarımı sunuyorum.
Veli
TÜRKARSLAN/Maden Mühendisi /MARMARİS
|