Veli TÜRKARSLAN:  WEB SİTEME HOŞ GELDİNİZ  
 

   BABAMIN ŞİİRLERİ

BABAM DERVİŞ HÜSEYİN TÜRKARSLAN;

                 Babam rahmetli Derviş Hüseyin Türkarslan; Çağdaş ve Uygar bir Bektaşi Dedesiydi. 1925 yılında Uluğbey ‘de  dünyaya gözünü açmış ve 2005 yılında Veli Baba Sultan topraklarında Hak’ka yürümüştür. Yaşadığı dönemde her daim Ehlibeyt, Oniki İmam, Ondört Masum-u Pak , Onyedi Kemer-best sevgisiyle ve Veli Baba Sultan sevdalısı olarak kendisini Dervişliğe adamıştır. Kasabada genç yaşlarında Dervişlik payesine yükselmiş ve yaşamının kalan dönemini Dede olarak tamamlamıştır.

                     Yazmış olduğu şiirler, buyruklar ve deyişlerden bazıları literatürlere geçmiş olup, bazı buyrukları ve deyişleri Cemlerde Ozanlar ve Zakirler tarafından halen söylenmektedir. Babam ve ebediyete intikal etmiş olan Dedelerimiz; yakmış oldukları meşaleleleri bizlere bırakmış olup, Çok Sevgili Babam Derviş Hüseyin Türkarslan’ın  ve Hak’ka yürüyen Dede’lerin bıraktığı meşaleler bizler  tarafından ebediyen geleceğe ışık tutacak ve geleceği aydınlatacaktır. Umarım çocuklarımız ve gelecek nesillerimizde bu meşaleleri ebediyen gururla ve onurla yakmaya devam edeceklerdir. Ne mutlu böyle onurlu bir neslin evlatları olduğumuz için bizlere ve tüm ULUĞBEY’lilere.

ŞİİRLER;

            Babam Derviş Hüseyin TÜRKARSLAN; 80 yıllık yaşamı boyunca her daim Aydınlıktan, Bilimden ve Barıştan yana emek ekseninde yer almıştır. Atatürk devrimlerinin, laikliğin ve cumhuriyetin ödünsüz savunucusu olmuştur.Yaşamı boyunca insan sevgisi ve hümanizmi benimsemiş ve kimsenin gönül kabesini yıkmamıştır. Küçük yaşlarından itibaren sıkı bir iç disiplinle kendisini Hak’a adamış olup, dervişlik döneminden itibaren yazmış olduğu şiirler genellikle  matem, ağıt, mersiye, buyruk ve lirik tarzındadır.

            Şiirlerinde “AŞIK HÜSEYİN” Mahlasını kullanmış olup, ömrü boyunca hep Alevi-Bektaşi nefesleri, buyrukları ve deyişleri yazmıştır.Kendi el yazısı ile yazmış olduğu şiir defterlerinden derlediğim şiirlerinden bazılarını ilgilerinize sunuyorum. Yakın bir süreçte de  bütün şiirlerini bir kitapta yayınlamayı arzulamaktayım.Umarım arzularım gerçekleşir. (Ruhun ş’ad olsun, Cennet mekanın olsun.)

 

              1- BARIŞ

 

Bu dünyada üç  şey için yaşarız

Bir insanlık, bir kardeşlik, bir barış

Onlar yoksa  biz nasıl yaşarız

Bir insanlık, bir kardeşlik, bir barış

 

Kerbelada yatan mazlum canlar

Bu yolda onlarda kurban oldular

Yezitte, mervanda  eksik olanlar

Bir insanlık, bir kardeşlik, bir barış

 

Aşık Hüseyinim Haka yalvarış

Mülcemin özünde olmaz anlayış

Atamdan, dedemden gelen yaşayış

Bir insanlık, bir kardeşlik, bir barış

 

 

 

 

2-İNSANLIKTA MENZİLİ VARDIR ONUN

 

Kim ki! Bu Can’ı açıp okursa

Derç edip durumunu yazarsa

 

Vücut ikliminde yerin bulursa

 

İnsanlıkta menzili vardır O’nun

 

 

 

Gel ilme yap her seher geceyi

 

Ol zaman anlarsın gönüldeki eceyi

 

Sökünce vücuttaki gizli heceyi

 

İnsanlıkta menzili vardır O’nun

 

Tavafım kula, nefsi  ambere olunca

Çırağı evliya nur’i Semavata varınca

Hidayet gelip mana gülü kokunca

İnsanlıkta menzili vardır O’nun

 

Aşık Hüseyin sıtkıla yalvar Hak’a

Korkma at kendini sende nar’a

Bülbül olup erişince bahara

İnsanlıkta menzili vardır O’nun

 

 

3-BUGÜN GÖNLÜM ŞADIMAN OLDU

 

Ruhumda nurdan zuhurat doğdu

Erenler gönül mihmanı buldu

Dost dilinden kadehim sundu

Bugün gönlüm şadıman oldu

 

Hakikat bahçesinde mürüvete erince

Gönül dostun nur cemal’in görünce

Dost mihman bize zuhur edince

Bugün gönlüm şadıman oldu

 

Kalp kırmayalım sarılalım barışa

Emek verelim hep dostluğa arkadaşa

Gönlümü açtım Can’lar dosta gardaşa

Bugün gönlüm şadıman oldu

 

Dostunu bilmeze derler serseri

Aşık Hüseyin olmuş dostun delisi

Dost elinden içince a-bu kevseri

Bugün gönlüm şadıman oldu

 

4-HAK SIRRINA AGAH OLAM DEYİ

 

Leyli Maharda ibadet ederdim

Hak sırrına agah olam deyi

Şeriatta yunup tarikatta kurumak fikrim

Hak sırrına agah olam deyi

 

Hakikattan marifet kapusuna yettim

Burda biraz bülbüllük ettim

Muhammet Alinin gülünü derdim

Hak sırrına agah olam deyi

 

Gördüm Hasan Hüseyin dedemi

İmam Zeynele verdim serimi

Muhammed Bakıra sürdüm yüzümü

Hak sırrına agah olam deyi

 

Sevenler mezhebine geçti Caferin

Yolumuzu aştı Musayı Kazım

Rıza Tagi Nagiye serimi verdim

Hak sırrına agah olam deyi

 

Vücudumuza düşman sokmaz Askeri

Kem olan vücutta bulunmaz Mehdi

Sıtkıla severiz candan dokuz Eri

Hak sırrına agah olam deyi

 

Oniki imamların cümlesine kavuştum

Ondört masumu pakta kaldı aşkım

Onyedi kemerbeste ulaştım

Hak sırrına agah olam deyi

 

Aşık Hüseyin Hak yolunda canını verdi

Cemalin şehrinde cümlesini seyretti

Göz noktasında hakikatı birledi

Hak sırrına agah olam deyi

 

 

5-DÖRT IRMAĞIN SUYUNDAN TATMAK İSTERSEN

 

Dikkat et şu kovan arısındaki muhabbet

Dört ırmağın suyundan tatmak istersen

Aşk ile çalışıp alimin mürüvetine ermek

Dört ırmağın suyundan tatmak istersen

 

Aşk ateşten bir gömlektir her kişi giyemez

Birlik yapılan muhabbete hiç doyulmaz

Pirler kapısından gel eyle avaz

Dört ırmağın suyundan tatmak istersen

 

 

Ne durursun gönül beyhude yere

Eyvahlar olsun boşa geçen ömrüme

Muhabbetten kalk otur muhabbete

Dört ırmağın suyundan tatmak istersen

 

Gayeleri yetişmektir ceme hep kardeşlerin

Doğru gider yolu cem cemali bilenlerin

Gel teslim ol Hak’a malı teni ser’in

Dört ırmağın suyundan tatmak istersen

 

Daima hak gör mürşitle rehberi

Aşık Hüseyin ne ise yap Hakkın talebi

Variken fırsat sil süpür cümle kalbini

Dört ırmağın suyundan tatmak istersen

 

            6-HER ZAMAN HAZIRDIR BU YOLUN SAHİBİ

 

Bektaşilik bu yolun sahibini bulmaktır

Her zaman hazırdır bu yolun sahibi

Doğruluğu huy eyle hak’a kendini yazdır

Her zaman hazırdır bu yolun sahibi

 

Men Ali yolunda ehli fakirim dersin

4 kapuyu bilip elinden kurtulamazsın nefsin

Hak için her zaman muhabbet eylersin

Her zaman hazırdır bu yolun sahibi

 

Kendimizi bilip mimarımızı seversek

Bin türlü halıyı dokuyup işlersek

İnsanlık bahçesinin gülünü derersek

Her zaman hazırdır bu yolun sahibi

 

Allah arar isen Allah kendi canında

Ne yaparsan şimdi yap ah çekme sonunda

Gidebilirsen Muhammet Ali yolunda

Her zaman hazırdır bu yolun sahibi

 

Aşık Hüseyin meyve ağacına bakarsan

Suyunu kesmez her an sular durursan

Ben bu meyve ağacının sahibini ararsam

Her zaman hazırdır bu yolun sahibi

 

7-BİR GÜN DİZARINA KAVUŞUR

 

Veli Babam adını candan ananlar

Bir gün olur dizarına kavuşur

Yolunda ehli fakir olanlar

Bir gün olur dizarına kavuşur

 

Ne güzel uymuş yeşil eşik sana

Gönül veren erkan senin yaylana

Sizleri sevip yakın olsa canana

Bir gün olur dizarına kavuşur

 

Bülbül nasıl gül dalında ölürse

Alemi manadan seyran ederse

Ehli ayalinizi candan severse

Bir gün olur dizarına kavuşur

 

Her kim sizlere aşık olursa

Aşka düşüp kendini pıhtı yaparsa

Cahil olup ateşe kendisini atarsa

Bir gün olur dizarına kavuşur

 

Bizi yaratmış kendi nuriyle

Şakırım sultanım himmetiyle

Aşık Hüseyin söyleşirse hak diliyle

Bir gün olur dizarına kavuşur

 

8-HİCAP PERDESİNİ YIRTANLAR ARİFTİR

 

Pirim yine muhabbete başladı

Hak sözün dinleyenler ariftir

Okuttu bize nurdan yapılı cemali

Cem cemalin bilenler ariftir

 

Veli baba dervişleri aşka geldiler

Aşk şarabından huş eylediler

Girip vücut şehrine seyran eylediler

Kendi şehrinde seyran eden ariftir

 

Seyran eden Veli Baba bülbülleri

Pirimin ismi hem Alidir, hem Veli

Daima severiz ezelden güzeli

O, güzelliği mevcut olan ariftir

 

Kendini bilen dünyaya meyil vermez

Yar senin dünya gözüne görünmez

Hicap perdesi gözüne çekilmez

Hicap perdesini yırtan ariftir

 

Aşık Hüseyin bugüne kadar ne yaptın

Neden böyle gönül denizine daldın

Yar sevmeye yok muydu hiç aklın

Yarini kendinde bilenler ariftir

 

9-MEYLİ HAK’I BULMAKMIŞ

 

Bir zamanlar nefis atına bindim

On sekizde yaşında başımı eğdim

Mütmin münafıkın farkını gördüm

Mütmin olanın işi cezadan kaçmakmış

 

Hak emretti dünyaya geldim

Birinci kapu  anayı babayı bildim

Bir zaman haktan bi haber gezdim

Akıllı olanlar Hak’ı bulmakmış

 

Hakikat babamla bahçeye daldık

İlk vücutla canını sattık

Hamdüsena üç yaşına bastık

Aşık Hüseyin meyli Hak’ı bulmakmış

 

10-SÖYLER DİLLERİ AŞIK HÜSEYİN’İN

 

Her leyli şamı seherde

Söyler dilleri Aşık Hüseyinin

Nuru mürüvvet sırrı Alide

Söyler dilleri Aşık Hüseyinin

 

Açmış yanağında türlü çiçekler

Bülbül olup dalında ötenler

Erişir ummana kokusun derenler

Dererler kokusun Aşık Hüseyinin

 

Her kim severse getirir aşka

Muhammet Aliden nurda bitmez başka

Ol demde yetişir menzili Hak’a

Hak söyler dilleri Aşık Hüseyinin

 

Baksam görünür ruhda manada

Gül kokusu var taze hazanda

Her an Veli baba Dergahında

Gözlerinden yaş gelir Aşık Hüseyinin

 

Alanlara Hak pazarını açmış

Candan Ali’nin yoluna bağlamış

Dervişlerini hep Hak’a adamış

Gönül fakirliği var Aşık Hüseyinin

 

11-MEDET ŞAH DEYU

 

Veli Babam varsam güzel türbene

Çağırsam adını güzel şah deyu

Ben niyaz eylesem yeşil eşiğe

Sürerim yüzümü güzel şah deyu

 

Sizi seven Canlar dünya neylesin

Hakkı seven, nefis atından insin

Adın çağırana yardım eylersin

Çağıram adını medet şah deyu

 

 

Kalkıp arzulayıp türbene varana

Veli Babam nerde diye sorana

Doyulurmu senin türbe kokuna

Koklarım kokunu medet şah deyu

 

Aşık Hüseyinim sana gidelim

Allah allah deyip yüzler sürelim

Gel Veli kuluyla sohbet edelim

Edelim sohbeti güzel şah deyu

 

12-GÜLŞEN BAHÇESİNİN BÜLBÜLLERİYİZ

 

Gonca gülleriyiz hakikat bağının

Gülşen bahçesinin bülbülleriyiz

Dervişi olduk Muhammet Alinin

Şahı Merdan Alinin bülbülleriyiz

 

İmam Hüseyinin kesik başları

Akar Gülsümün göz yaşları

Kerbelada kaybettik nurdan canları

Kanlı kerbelanın Hak muhipleriyiz

 

Ölmeyiz vücudumuz parçalansada

Kor kalırız gireriz o nura

Her zaman ruzu şep dizarında

Veli Baba sultanın dervişleriyiz

 

Kerbelayı görenin erir yağları

Bize ayandır Hak’ın sırları

Severiz candan oniki imamları

On iki imamların muhipleriyiz biz

 

Veli Babam dünya ahiretin başıdır

Yolunu güdenler hep sadıklarıdır

Aşık Hüseyin bir fıkaradır

Fıkaraya gayıl olanlarıyız biz

 

13-HAKİKAT ZİKREDER SOHBETİMİZ VAR

 

Dedem oturmuş sağdaki posta

Zakir sultanın gönül dostuda

Sırrı vilayet leyli maharda

Hakikat zikreder sohbetimiz var

 

Seyran eyle gönül yaylasında

Arama bir şey dağda bayırda

On iki imamlarda Hakikat narda

Hakikat zikreder sohbetimiz var

 

Aşık Hüseyinim zikret seherde

Her ne ara isen vücut şehrinde

Muhammet Alinin aynı ceminde

Hakikat zikreder sohbetimiz var

 

14-ÖZÜN HAK’A BAĞLAYAN CANA AŞK OLSUN

 

Ortaya güzel Muhabbet sürüldü

Muhabbet gömleğini giyen cana aşk olsun

Haka doğrudur bektaşinin özü

 Özün haka bağlayan cana aşk olsun

 

Koyver aksın gözünün seli

Tükenmez deryadır Alinin gölü

Ele eledir Bektaşinin eli

Elini Haka bağlayan cana aşk olsun

 

Her zaman doğru söyleriz biz sözü

Er deyi yaratmış Hüdam bizi

Dosta bakar hep bektaşinin gözü

Gözünü cemale bakan cana aşk olsun

 

Her şeyi biliriz lezzetini tadını

Yıkmayız yaparız gönül evini

Daim hak söyler bizlerin dili

Dili hak söyleyen cana aşk olsun

 

Aşık Hüseyin deryada bir gemidir

Geminin sahibi şahım Alidir

Bektaşinin ikrarı ahit namedir

Ahtında duran cana aşk olsun

 

         15- SON DÖRTLÜK

 

Aşık Hüseyinim kalır soluk resmin

Birde güler yüz tatlı dilin

Yinede var ise ölümsüz eserin

İşte ölümsüz denen insan O’dur.

         

 

© 2008 Veli Turk Arslan Tüm Hakları Saklıdır                         Tasarım: Ajfe.Net