Veli TÜRKARSLAN:  WEB SİTEME HOŞ GELDİNİZ  
 

GENEL BİLGİLER

Yüzölçümü: 2.140 Km²

Nüfus: 182.131 (2007)

İl Trafik No: 74

Bartın, Batı Karadeniz’de doğal güzelliği, plajları, tarihi yapıları, mağaralarıyla ilgi çeken bir ilimizdir.

İLÇELER:

Bartın ilinin ilçeleri; Amasra, Kuruçaşile ve Ulus'tur.

Amasra:  Şehir merkezi, Bartın'ın kuzeyinde dik yamaçları Karadeniz'le buluşturan yedi tepe, beş yarımada ve iki ada üzerinde kurulmuştur. İlçe’ de önemli gelir kaynaklarından biri turizm sektörüdür. Eşsiz doğal yapısı, 3000 yıllık tarihi dokusu 1940’lı yıllardan beri Amasra’ yı turizm cazibe merkezi yapmıştır. Son yıllar da turizm alt yapı sorumlularının da giderildiği Amasra, yaz – kış turistlerin akınına uğramaktadır.

Kuruçaşile: Şehir Merkezi, Bartın'ın kuzey doğusunda zeytin ve sandal burunları ile sınırlanan koylar üzerinde kurulmuştur.Karaman Meydan köyleri arasında fok balıklarına mahsus 10x10x10 ebadında kıyı mağarası vardır.

Ulus: Bartın'ın güneydoğu yönünde, Ulus ve Eldeş çaylarının birleştiği bir vadide kurulmuştur. Ulukaya Köyü yakınında şelale ve kanyon oluşmuştur.

COĞRAFYA

Ortalama yüksekliğin 25 metre olduğu Bartın'da, sahilden iç kısma doğru göreceli yükseltilerden Küre dağları en önemlisidir. Bartın'a ismini veren Bartın nehri (Parthenious) 14 kilometre uzunluktadır. Uluyayla, Ardıç, Kalkanlı ve Zoni (Arıt) ilin önemli yaylalarıdır.

Bartın'ın yüzde 46'sını ormanlar oluşturur. Bartın'da kışları yağışlı, yazları ılıman geçen Karadeniz iklimi hüküm sürmektedir.

 

TARİHÇE

Bartın, Karadeniz Bölgesi’nin bati bölümünde yer almaktadır. Bartın ve çevresine ilk yerleşenler hakkında kesin bilgiler bulunmamakla beraber, yörenin ilk yerleşenlerinin yöreye M.Ö. 14. yüzyılda gelen Gaskalar olduğu düşünülmektedir. Hitit İmparatorluğu’nun önemli bir güç haline gelmeye başlamasıyla beraber bölgedeki Gaska hâkimiyeti sona ermiştir. Hitit İmparatorluğu’nun yıkılmasından sonra Lydialilar, Persler, Makedonyalılar, Bithynia Krallığı ve Romalılar yöreye hâkim olmuşlardır. Roma döneminde, Bartın’ın askeri ve ekonomik nedenlerden dolayı önem kazandığı bilinmektedir. Roma İmparatorluğu M.S. 395’te ikiye ayrıldığında yörenin Doğu Roma toprakları içerisinde kaldığı görülür. Bu dönemden sonra yörede Bizans etkinliğinin sürdüğü, 13. yüzyılda Türklerin Anadolu’ya gelmesinden sonra Bartın ve çevresinin Candaroğulları Beyliği’nin hâkimiyetine girdiği bilinmektedir.

1395’te Yildirim Bayezid, Bartın’ı Candaroğulları Beyliği’nden almakla beraber Amasra’da bulunan Ceneviz kolonisi tesirini sürdürmüş, Amasra 1460 yılında Fatih Sultan Mehmet döneminde Osmanlı hâkimiyetine geçmiştir.

Bartın, 1924’te Zonguldak’ın ilçesi, 1991’de ise il olmuştur.

 

NASIL GİDİLİR?

Bartın'a ulaşımın büyük bir bölümü karayolu ile sağlanır.

Karayolu: Bartın İlinin toplam karayolu uzunluğu 281 km olup, bunun 142 km'si devlet yolları, 139 km'si de il yolları ağında yer alır. İlde otoyol yoktur.
Bartın’ın şehirlerarası ulaşımını sağlayan karayolu; batıda Çaycuma-Devrek (Zonguldak) - Mengen-Yeniçağa (Bolu), güneyde de Safranbolu (Karabük)-Gerede (Bolu) üzerinden E-80 Otoyolu ile E-5 Devlet yoluna ulaşmaktadır. Doğuda Cide (Kastamonu), güneyde de yine Safranbolu (Karabük) üzerinden Orta ve Doğu Karadeniz ve İç Anadolu’ya açılmaktadır.

Demiryolu: Bartın'a en yakın Demiryolu istasyonu 38 kilometre uzaklıktaki Saltukova'dadır (Zonguldak).

Havayolu: Bartın'a en yakın havaalanı 38 kilometre uzaklıktaki Saltukova (Zonguldak)'dadır.

Denizyolu : Sahil kenti olan Bartın’da uluslararası liman olarak hizmet veren Bartın limanı aynı zamanda yolcu giriş-çıkış kapısıdır. İlde Bartın limanı ile birlikte Amasra ve Kurucaşile limanları ulusal ticari limanlar olarak hizmet vermektedir.

 

GEZİLECEK YERLER

Müzeler ve Örenyerleri

BARTIN - AMASRA MÜZESİ

Amasra'nın antik bir yerleşim merkezi olması ve tarihi eser açısından zengin olması nedeniyle burada bir müze kurulması zorunlu hale gelmiştir.

Şair-yazar Tahir Karaoğuz'un öncülüğünde Amasra'ya bir müze kurulması için uzun yıllar uğraşılmıştır. Nihayet 1955 yılında ilk müze kurularak, Belediye binasında bir küçük salonda faaliyete geçmiştir. Müze 1969'da eski ilkokul binasına taşınmıştır. Ancak Amasra'ya yeni bir müze yapılması ihtiyacı doğmuştur. İnşasına 1884'te Bolu mutasarrıfı İsmail Kemal Bey tarafından başlanan, ancak yarım kalan Bahriye mektebi 1975 yılında Bakanlığımızca satın alınarak 1976'da tamamlanmıştır. 30.01.1982 tarihinde onarımı tamamlanarak ziyarete açılmıştır. Müze tek katlı olup burada 2'si arkeolojik, 2'si etnografik olmak üzere, 4 teşhir salonu bulunmaktadır. Teşhir salonlarındaki eserlerin büyük bölümü Amasra ve yakın çevresinden derlenmiştir.

1 No.lu Arkeolojik Eser Salonu: Hellenistik, Roma, ve Bizans Dönemine ait küçük buluntular sergilenmektedir. Mezarlarda ele geçen pişmiş toprak ve cam koku, gözyaşı şişeleri, altın ve bronz süs eşyaları, ayrıca denizden çıkarılan çeşitli tipte amphoralar, testiler sergilenmektedir. Yine aynı çağlara ait bronzdan heykelcikler, bilezikler, olta iğneleri, haçlar, silahlar, kandiller ve kaplar sergilenmektedir. Bunların yanı sıra Hellenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait altın, gümüş ve bronzdan sikkeler de teşhir edilmektedir.

2 No.lu Arkeolojik Eser Salonu: Bu salon tamamen Hellenistik, Roma, Bizans ve Ceneviz dönemlerine ait mermer eserlere ayrılmıştır. Bu salonda heykeller, heykel başları, mezar stelleri, kabartmalı çeşitli mimari parçalar sergilenmektedir.

1 No.lu Etnografik Eser Salonu: Geç Osmanlı Dönemine ait küçük eserler sergilenmektedir. Bunlar arasında bakır mutfak kapları, silahlar, yazım takımları, şamdanlar, mühürler, kantarlar, seramikler ve yüzükler ile Amasra yöresine özgü ağaç çekicilik sanatını yansıtan kaplar sergilenmektedir.

2 No.lu Etnografik Eser Salonu: Geç Osmanlı Devrine ait yörenin giyim-kuşam zevkini yansıtan giysiler, gümüş süs eşyaları sergilenmektedir. Bu salonda yine aynı döneme ait yatak ve yastık örtüleri, Kuran-ı Kerimler, halılar, keseler, ve eski duvar saatleri sergilenmektedir. Ayrıca müzenin koridorunda 1852 tarihli saray matbaasında basılmış bir Akdeniz haritası sergilenmektedir. Müzenin bahçesinde de Hellenistik, Roma, Bizans, Ceneviz ve Osmanlı Dönemine ait taş eserler sergilenmektedir.

Kum Mahallesi, Dereoğlu Sokak No:4
Tel : (0378) 315 10 06
Faks : (0378) 315 31 35

Pazartesi dışında her gün 08.00-12.00/13.00-17.00 saatlerinde ziyarete açıktır.

 

 

Antik Tiyatro: Roma dönemine aittir. Amasra’da Aya Yorgi Tepesi’nin güney yamacındadır. Sahne binası ve oturma sıralarının bulunduğu bölümler tahrip olmuştur. Halen mezarlık olarak kullanılmakta olup, sadece giriş kapısına ait kalıntılar görülebilmektedir.

Roma Dönemi Kalıntıları: Halk arasında “Bedesten” olarak adlandırılan kalıntılar Amasra’ya yaklaşık 3 km. uzaklıktadır. Roma dönemine aittir. Büyük bir yapıttır. Kalıntıların, gymnasion veya Roma hamamı olabileceği de tartışılmaktadır. Geç dönemde ticari amaçlarla da kullanıldığı ve “Bedesten” adını da buradan aldığı sanılmaktadır.

Akropol: Amasra’da Bedesten’in güneybatısındadır. Surlardan çok az bir kısmı ayaktadır. Burada bulunan bazı sütunlar Amasra Müzesi’nde sergilenmektedir.

 

Amasra Kalesi: İki ana kütleden oluşmaktadır. Boztepe Adası’nda ve Zindan Mahallesi’nde yer alan kütleler “Boztepe Kemeri” denilen bir köprü ile bağlanmaktadır. Boztepe’de yer alan ve “Sormagir Kalesi” de denilen yapı Roma dönemine aittir. Kalenin güney surları 200 m. olup, üzerinde 6 burç bulunmaktadır. Zindan Mahallesi’nde bulunan kısım ise 300 m. uzunluğunda ve 50 m. genişliğinde bir alan çevrelemektedir. Ortalama yüksekliği 17 m’dir. Amasra Kalesi özellikle Cenevizliler tarafından yoğun biçimde kullanılmış, 14. ve 15. yüzyıllarda ciddi onarımlar görmüştür.

Amasra Küçüktepe Martyriumu: Uzun yıllar Roma ve Bizans yönetiminde kalan Amasra'nın, Ereğli ile birlikte Hıristiyanlığın gizlice örgütlendiği ve M.Ö. 1. yüzyıl sonları ile 2. yüzyılda bütün imparatorlukta etkisi hızla yayılan Hıristiyanlığın hayli taraftar bulduğu ilk yerlerden olduğu söylenmekte, 9. yüzyılda Kırım ile ilişkisi bulunan etkin bir başpiskoposluk merkezi olduğu bilinmektedir.

Yeraltı Çarşısı: Amasra’da bulunan ve Roma dönemine ait olduğu sanılan çarşının en önemli bölümü Tomaşkuyusu mevkiindedir. Bedestendeki yapı tekniklerinin aynen uygulandığı 17 m’lik bir ana galeri ile buraya açılan yaklaşık 50 odadan oluşmaktadır. Güneye ve batıya doğru gidildikçe antik şehir alanlarında yer yer geniş kanalizasyonlara ve kanalizasyon bacalarına rastlanır.

Hisarkale Mahzeni: Kurucaşile’de, tarihi Kromna kentinin merkezi olan Tekkeönü köyünün Hisarkale mevkiindedir. Tekkeönü Kalesi’ne ait kalıntılarla bütünleşen ve kale içinden denize kadar uzanan bir dehliz ile 7 adet kaya kuyusundan oluşmaktadır. Dönemi bilinmemekle birlikte kuyuların, Kromna halkınca savaşta erzaklarını saklamak için kullanıldığı, dehlizin gerektiğinde kaleden denize kaçış dehlizi olduğu ve denize açılan kapısının liman yapımı sırasında doldurulduğu söylenmektedir.

 

Mağaralar

Çakraz'daki Gürcüoluk mağarası ile Kayadibi'ndeki Sipahiler mağarası dikit, sarkıt, traverten ve soğan oluşumlarla muhteşem manzaralar sergilemektedir.

Gürcüoluk Mağarası

Yeri: Bartın, Amasra İlçesi

Bartın'a 32 km. uzaklıkta, Amasra ilçesi, Karakaçak köyünün Ovacık mahallesindedir. Çakraz-Bozköy virajında güneye dönen yolu takiben, Karakaçak köyünün Konuklar mahallesini geçtikten sonra, Ovacık mahallesi üzerinden yine güneye doğru, bazen orman içi, bazen de patika yollarda 3-4 km. yürümek gerekmektedir.

Özellikleri: Gürcüoluk Mağarası, üçgen şeklindeki ana girişten sonra, 2-3 m. yüksekliğinde, 3-4 m. genişliğinde ve 4-5 m. uzunluğunda meyilli bir ara oda çevresindeki yaklaşık 15-20 odadan oluşmaktadır. İlk oda takriben 6 x 7 m. ölçülerinde, dikit ve sarkıtlarıyla rengarenk bir dünyadır. Burasının doğu, kuzey ve kuzeydoğu yönlerinde yer alan irili ufaklı odalarda yine dikit ve sarkıtlarla bezenmiştir. Bu odalardan birinden üst kattaki odalara geçilebildiği gibi, bir diğerinden ancak bir insanın sığabileceği büyüklükteki bir dehlizle yeryüzüne çıkmak mümkündür.

Mağarada sıcaklık hayli düşük olup, gezi sırasında solunum güçlüğü çekilmesi, karbondioksit miktarının fazlalığından kaynaklanmakta, bu özelliği ile de astım hastalarının şifa aradığı mağaralardan birisi olabileceği düşünülmektedir.

 

Plajlar

Bartın’ın dik ve ormanlık yamaçlarını deniz ile buluşturan 59 km’lik sahil şeridi ve plajları yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekmektedir. Özellikle İnkumu Plajı deniz mevsiminin kısa olmasına rağmen (Haziran-Ekim arası) yoğun ilgi görmektedir. Bunun yanında Amasra, Çakraz, Kızılkum, Mogada, Güzelcehisar ve Bozköy bölgenin önemli diğer plajlarıdır

 

Sportif Etkinlikler

Doğa Yürüyüşü : Bartın yayları, ortalama 1000 metre yükseklikte yeşile bürünmüş ormanlar ve ortasında benek misali geçici ikamet yerleri, zengin flora ve fauna ve muhteşem manzaralar ile birer çekim alanıdır. Bartın, yeni parkurlar arayan doğa yürüyüşçülerine zengin seçenekler sunmaktadır.

Avcılık : Bartın, zengin bir av ve yaban hayatına sahiptir. Sadece Bartın-Kastamonu Küre dağları Milli Parkı içerisinde, 40 memeli hayvan türü ile 129 kuş türüne rastlanmıştır. Bartın'da sezon boyunca kara avcılığına Uluyayla, Kurucaşile kırsal kesimi, Kayabaşı, Kayadibi, Büyükdüz, Sarıçicek, Kokurdan, Turanlar gibi yöreler olanak verir. Bölgede mevsimine göre ördek, kaz, bıldırcın, toy, üveyik, çulluk, geyik, tavşan ve yaban keçisi gibi av hayvanlarını bulmak mümkündür.

Olta Balıkçılığı : Bartın sahillerinde bol miktarda bulunan mezgit, istavrit, çinakop, lüfer, kefal, kalkan, palamut, zargana, karagöz gibi balık türlerinin, değişik olta teknikleriyle yakalamak mümkündür.

Sualtı Dalış Merkezleri : Karadeniz'in Bartın'a ait bölümü kristal duruluğunda ve turkuvaz renkli suların da, batık zenginlikler bulundurur.

 

Yat Limanları

Amasra ve Kurucaşile limanları, yat gecelemelerine müsaittir. Kurucaşile, dağların suya değdiği ve dünyada yapılan ilk ahşap teknenin yüzdürüldüğü yer olarak bilinir. Şöhretini bugünde Türkiye'nin güzel ahşap guletlerinin yapıldığı yer olarak devam ettiriyor.

 

NE YENİR?

Bartın yemekleri etli, sebzeli, sütlü, hamur işli ve zeytinyağlı yemekler ile pilav, çorba ve tatlı çeşitlerinden oluşur. Dikkati çeken başka bir husus ise aynı türe ait yiyeceklerden pek çok çeşidin olmasıdır. Örneğin, ondan fazla dolma ve pilav çeşidine rastlanır. Bartın mutfağı ile ilgili yapılan araştırmalarda, yüzden fazla çeşide rastlanmıştır ve bu durum açıkça yöre mutfağının zenginliğini ortaya koymaktadır.

Bartın'dan Yemek Tarifleri

Pum Pum Çorbası

Malzemeler:

10 yemek kaşığı mısır unu,
150 gr. margarin veya 1 fincan zeytinyağı,
50 gr. kıyma,
pastırma veya sucuk,
2 dilim ekmek,
6 su bardağı su,
1 yemek kaşığı salça,
1 yemek kaşığı rendelenmiş kaşar peyniri,
1 tatlı kaşığı tuz ve karabiber.

Hazırlanışı: Bir tencereye mısır unu ve su konularak karıştırılır. Ateşe konulup bir süre kaynatılmaya devam edilir. Ayrı bir tavada da kıyma ile küp şeklinde doğranmış 1 dilim ekmek yağda kavrulur ve kaynamakta olan çorbanın içine katılır (Arzu edilirse bir su bardağı süt ilave edilebilir. Süt ilave edilecekse un bir kaşık artırılır). Tuz ve karabiber konulup bir süre daha kaynatıldıktan sonra ateşten alınır. Üzerine, küp küp doğranıp yağda kızartılan ekmek ile salçayla yapılan sos ve rendelenmiş kaşar peyniri serpilerek sıcak servis yapılır.

Yumurtalı Isput

Malzemeler:

1 kg. ısbut,
100 gr. margarin,
3-4 adet yumurta,
2 baş soğan,
50 gr. kıyma veya pastırma,
yeterince tuz ve karabiber.

Hazırlanışı: Isbutlar iyice yıkanır, atık kısımları kesilip ayıklandıktan sonra 2 cm. uzunluğunda olabilecek şekilde doğranır. Tencereye konulan ısbutların üzerini örtecek kadar su konularak ateşte pişirilir. Haşlana ısbutlar ılıyınca avuç içinde sıkılarak başka bir kaba alınır. Ayrı bir tencerede de yağ eritilerek önce doğranan soğanlar kızarıncaya kadar birlikte kavrulur. Bu kez diğer kaptaki ısbutlar soğan veya kıyma tenceresine konularak birkaç dakika daha kavrulduktan sonra içine yumurtalar kırılıp yeterince tuz ve karabiber ilave edilerek karıştırılır.Yumurtalar pişince yemek ateşten indirilir. Sıcak olarak servis yapılır.

 

NE ALINIR?

Bartın'da el dokuma ürünleri, özellikle tel kırma yazmaları ve ahşap baskı yazmaları ülke çapında ün yapmıştır. Amasra ilçesi ahşap ve dokuma hediyelik eşya yönünden çok gelişmiştir. Kurucaşile, ülkede en özenli gulet yapım yeri olarak bilinir.

 

Törenler-Kutlamalar

Festivaller

Mahalli Kutlama Adı : Kültür ve Sanat Turizm Çilek Festivali
Kutlamanın Yapıldığı Yer : Bartın
Başladığı İlk Tarih : 1981
Kutlama Tarihi : Haziranın ayının 2. yarısı

Mahalli Kutlama Adı : Abdiipaşa Festivali
Kutlamanın Yapıldığı Yer : Bartın
Başladığı İlk Tarih : 1997
Kutlama Tarihi : Eylül ayının ilk yarısı

Mahalli Kutlama Adı : Ulus Doğa Festivali
Kutlamanın Yapıldığı Yer : Ulus İlçesi
Başladığı İlk Tarih : 1998
Kutlama Tarihi : Ağustos ayının ilk yarısı

Mahalli Kutlama Adı : Bartın Kültür Evi Tiyatro Festivali
Kutlamanın Yapıldığı Yer : Bartın
Başladığı İlk Tarih : 1992
Kutlama Tarihi : 27 Mart
Süre : 10 Gün

Mahalli Kutlama Adı : Bartın Kültür Evi Sinema Günleri
Kutlamanın Yapıldığı Yer : Bartın
Başladığı İlk Tarih : 1993
Kutlama Tarihi : Yılda 2 kez 1 ay

Mahalli Kutlama Adı : Bartın Kültür Evi Belgesel Film Festivali
Kutlamanın Yapıldığı Yer : Bartın
Başladığı İlk Tarih : 2001
Kutlama Tarihi : Kasım ayı

 

Fuarlar

Mahalli Kutlama Adı : Kitap Fuarı
Kutlamanın Yapıldığı Yer : Bartın
Kutlama Tarihi : 15-21 Ekim
Süre : 7 Gün

 

Kurtuluş Günleri

Mahalli Kutlama Adı : Gazi Günü
Kutlamanın Yapıldığı Yer : Bartın
Başladığı İlk Tarih : 1931
Kutlama Tarihi : 8 Nisan
Süre : 1 Gün

 

Şenlikler

Mahalli Kutlama Adı : Yağlı Direk Deniz Şenliği
Kutlamanın Yapıldığı Yer : Amasra
Başladığı İlk Tarih : 1935
Kutlama Tarihi : 1 Temmuz
Süre : 1 Gün

Mahalli Kutlama Adı : Beach Voley Turnuvası
Kutlamanın Yapıldığı Yer : Bartın
Kutlama Tarihi : Ağustos’un 1. Haftası

Mahalli Kutlama Adı : En Güzel Buzağı Yarışması
Kutlamanın Yapıldığı Yer : Ulus
Kutlama Tarihi : 3 Eylül

 

YAPMADAN DÖNME

Amasra'da balık ve salata yemeden
Bozköy ve Çakraz'da denize girmeden
Doğa yürüyüşlerine katılmadan.
Özgün bir Bartın evi görmeden,
Bartın Çilek Festivali Kültür ve Turizm Etkinliklerini görmeden,

.....Dönmeyin.

Bilgi: Bartin.info

 

© 2008 Veli Turk Arslan Tüm Hakları Saklıdır                         Tasarım: Ajfe.Net